< Günlük Yaşam - Blogcu





Körler aslında karanlığa hapsolmuş değiller!

Körler, görenlerin sandığı üzere zifiri bir âlemde hapsolmuş değil. Karanlıkla aydınlık, netlikle bulanıklık, anılarla hayaller arasında yönlerini bulmakla kalmazlar, bazılarında sinir sistemi kendine has resimler de üretir. Bu insanlar görme yetileri olmaksızın görmeyi başarır.

Bir proje kapsamında görme engelliler içinde yaşadıkları alacakaranlığı sanatsal fotoğraflara yansıttı. Amâların görme biçimi ve gelişmiş algı yetenekleri uzmanlar dâhil, herkesi hayrete düşürecek cinsten.

Oliver Nadig çocukken kulelere çıkmayı severdi. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyi. Saarland'daki su kulesine, Münih televizyon kulesine, Berlin Alexander meydanındaki baştan aşağı pencereli televizyon kulesine tırmandı. Bu çelimsiz oğlan çocuğu, gözlüğünün kalın camlarının arkasından aşağısını seyrederdi.

Sınırlı bir görme yeteneğiyle dünyaya gelmişti. Renkler öteden beri ona yabancıydı. Detayları ayırt edemiyordu. Çok uzaktan da olsa sokaklar, evler ve arabalardan oluşan manzarayı bulanık, gri gölgeler şeklinde, yalnızca ana hatlarıyla seçebiliyordu. İşte o zaman her seferinde sersemletici bir şiddetle, uzamı idrak ediyordu. Ve derinliği. "Sizler bunun ne denli inanılmaz bir deneyim olabileceğinin farkında bile değilsiniz muhtemelen" diyor.

Ancak bitti. Oliver Nadig'in dünyası 31 yaşına geldiğinde kökünden değişti. 2001'de görme yetisinin son kırıntılarını da yitirdi. Kalıtımsal bir hastalık olan retinitis pigmentosa gözünün ağ tabakasını tamamen tahrip etti. Artık kahverengi gözleri yüzünü süslemekten başka bir işe yaramıyor. Aşağı doğru bakıyorlar. Gözkapakları yarı kapalı. Tahsilini tamamlayıp psikolog ve bilişimci olan Nadig, bugün Marburg kentinde görme engellilere hizmet veren bir rehabilitasyon merkezinde bilgisayar öğretmenliği yapıyor.



Işıkla karanlık arasında     kaynak=geo dergisi


Emre Aydın'a MTV Ödülü

15. MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde Emre Aydın, “Avrupa’nın En Sevilen Sanatçısı” ödülünü aldı.Aydın, bu ödülü Leona Lewis, İtalyan şarkıcı Finleyl ve İsrail’den Shiri Maimon’u geride bırakarak bu ödüle değer görüldü. Yılın sanatçısı ödülü Britney Spears’a verildi.

İngiltere’nin Liverpool kentinde yapılan ödül töreniyle sahiplerini buldu. Echo Arena’da düzenlenen ve 10 bin kişinin katıldığı törenin, 30 milyon kişi tarafından televizyondan izlendiği tahmin ediliyor.

Törende, “en iyi albüm” ödülünü “Blackout” albümüyle alan Amerikalı şarkıcı Britney Spears “yılın sanatçısı” ödülünün de sahibi oldu.

Emre Aydın’ın, “Avrupa’nın En Sevilen Sanatçısı” ödülünü aldığı gecede, 30 Seconds To Mars “Yılın En İyi Rock Grubu”, grubun Beautiful Lie” parçasına çektiği klip de “yılın en iyi klibi” seçildi.

Törende Kanye West “En İyi Hip-Hop Şarkıcısı”, Tokio Hotel, “2008′in Yıldızı”, Rick Astley “Tüm Zamanların En İyi Şarkıcısı”, Pink’in “So What” adlı şarkısı “En İyi Şarkı” ödüllerine layık görüldü.

Gecede Onur Ödülü’nün sahibi olan efsanevi The Beatles grubunun eski üyelerinden Paul McCartney, yaptığı konuşmada, Barack Obama’nın ABD Başkanı seçilmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Ödülünü U2 grubunun solisti Bono’dan alan McCartney, The Beatles’ın diğer 3 üyesinden övgüyle bahsetti ve “yıllar önce burada Liverpool’da doğmuş 4 küçük çocuktuk. Fena işler yapmadık. Aileme, sizlere, İngiltere’deki herkese ve ABD’de Obama’ya oy veren herkese teşekkür ederim” dedi.

MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde kazananlar, izleyicilerin internet üzerinden ve kısa mesaj yoluyla verdikleri oylarla belirlendi.

HALA İŞİNİZDEN ŞİKAYETÇİMİSİNİZ???


Türkiye'de o kadar çok işsizlik sorunu var ki!!!Ve hala işinden şikayetçi olanlar.Biliyorum şimdi göreceğiniz fotğraflar çok iğrenç.Ama halinize şükretmeniz için ve işinizden şikayetçi olmamanız için bunları görmek zorundasınız.










sanırım bu fotoğraflardan sonra işinizden memnunsunuzdur...




İNANILMAZ!!!(guinness world records)

1951’de o zamanki Guinness Bira Fabrikasi’nin idari direktörü Sir Hugh Beaver bir av partisine gider ve bir tartismaya katilir. Avrupa’nin en hizli kusu hangisidir- altin yagmur kusu mu yoksa orman tavugu mu? O anda farketti ki bu tür sorularin cevaplarinin bulunacagi bir kitap çok popüler olabilirdi. Hakliydi!

Sir Hugh’un fikirleri, bir arastirma ajansi isleten Norris ve Ross McWhirter’in daha sonra Guinness Rekorlar Kitabi adini alacak olan kitabi derlemesiyle hayata geçti. Ilk sayi 27 Agustos 1955’de çikti ve ayni yilin Noel’ine kadar Ingiltere’de en çok satanlar listesinin basina yerlesti.

O zamandan bu yana Guinness World Records™ dünya rekorlari alaninda herkes tarafindan bilinen global liderligini sürdürüyor. Guinness World Records, anlasilirlik ve gerçeklige yaptigi ayni yatirimla, dünya rekor bilgi bankasini toplayan, onaylayan, akredite eden, ve sunan tek girisimdir.

Rekor Yönetim Ekibi her Guinness Rekoru’nun dogrulugunu ve güvenilirligini garantilemek amaciyla son derece dikkatle izlemekte, tarafsizligindan ve dürüstlügünden asla taviz vermemektedir. Bir olayin bir Guinness Rekoru olabilmesi için denenmesi, onaylanmasi ve en ufak bir süphe götürmemesi gerekmektedir.

Kitabin kendisi bir rekortmen olmaya devam etmektedir. 100 farkli ülkede ve 37 dilde 100 milyonu asan satis rakamlariyla Guinness World Records™ dünyanin en çok satan telifli kitabidir.

İŞTE BU REKORLARA BİRKAÇ ÖRNEK...
Kürekle En Uzun Okyanus Geçişi

Erden Eruç, 17 Mayıs 2008 tarihinde Papua Yeni Gine sularına ulaştığı zaman kürekle en uzun okyanus geçişinde Guinness Dünya Rekorunun yeni sahibi oldu. Eruç, yolculuğuna 312 gün 2 saat önce, 10 Temmuz 2007 tarihinde Pasifik okyanusunun doğusundan, California sahillerindeki Bodega Bay limanından açılarak başlamıştı.

Eruç’un ‘Around-n-Over’ adlı teknesiyle başardığı bu okyanus geçişi, dünyanın etrafını dolanmayı ve altı ayrı kıtaya kas gücüyle ulaşmayı hedefleyen büyük devrialem projesinin bir safhasıydı.





Kendisinin Pasifik’teki çabaları, Okyanus Kürekçileri Derneği tarafından en uzun okyanus geçişi olarak kabul edilmiştir.

Diğer Rekorlar
* Dünyanın en şişman kadını 1972 yılında ölen Percy Pearl Washington'dur.Hastaneye kaldırıldığında 400 kiloydu.

* Dünyanın en uzun boylu insanı 1918'de ABD'de doğan 2.72 metre uzunluğundaki Robert Waldow' dur.

* Dünyanın en kısa boylu insanı 1876'da Hollanda'da dünyaya gelen Pauline Musters' dır.Doğduğunda boyu 30 santim di,1895'te öldüğünde ise 59 santim.

* Dünyanın normal boydaki en zayıf insanı 1977'de,83 yaşında öldüğünde sadece 15 kiloydu.

* Fas' ın eski imparatorlarından Muley İsmail'in (1672-1727) 548'i erkek,340'ı kız olmak üzere 888 çocuğu vardı.

* Dünyanın en şişman erkeği 1941' de doğan Jon Brower Minnoch' tur..1978 yılında hastaneye kaldırıldığında 635 kilo olan Minnoch, 1983' te 42 yaşında hayatını kaybetti.

* Rus çiftçi Feodor Vassilyev' in karısı, 1725-1765 yılları arasında yaptığı 27 doğumda 69 çocuk dünyaya getirdi.Bunların 16'sında ikiz,7'sinde üçüz,4'ünde ise 4'üz doğurdu.

* Avustralyalı Les Stewart 16 yıldır daktilonun başında oturuyor ve sürekli sayıları yazıyor. Hiç durmadan 1'den 1 milyona kadar sayıları yazan Stewart, bugüne kadar 19 bin 990 adet kağıt kullandı, bin adet şerit değiştirdi ve 7 daktilo eskitti.

* 36 yaşındaki Japon Takisu Matarona böcek tutkunu. Takisu geçen yıl bir hamamböceğine 3 milyar lira ödeyerek rekor kırdı. Dünyanın en pahalı hamamböceği artık Takisu' nun.

* İngiliz Kevin Thackwell evinin dışını 20 milyon adet mandalla kapladı. Thackwell sarı ve yeşil mandalları yapıştırmak için 2 ton yapıştırıcı kullandı.

* Alman Heino Monster dünyanın en küçük dergisini çıkarıyor. Mahalle dedikodularını yazdığı haftalık dergi 3.5x2. santimetre boyutlarında.

* Brezilyalı öğrenci Tobiaz Couso okulda bir hafta içinde farklı nedenlerden dolayı 120 arkadaşını dövdü. En kavgacı çocuk olarak rekorlar kitabına giren Tobiaz bugüne kadar 20 okul değiştirdi.

* Çikolata meraklısı Amerikalı Fiona Kingsten dünyanın dört bir yanından 2 bin değişik çikolata topladı. 30 yıldır çikolata biriktiren kadın çikolatalar kurtlanmasın diye özel bir bakım uyguluyor.








 



bilgisayar oyunları saldırgan yapıyor!!!

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’da bulunan “Ulusal Medya ve Aile Enstitüsü”, bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileriyle ilgili çarpıcı bir rapor hazırladı.
       
       Oyunlar, çocukları saldırgan hantal ve saygısız hale getiriyor
       Rapora göre başta ABD olmak üzere aileler, bilgisayar oyunlarındaki şiddet konusunda ne kadar endişelenseler de, meselenin ciddiyetini kavramaktan çok uzak.
       Enstitünün her yıl düzenli olarak yayınladığı rapor, bilgisayar oyunlarının çocukları daha saldırgan, saygısız ve hantal hale getirdiğini ortaya koyuyor.
       
       Aileler, meselenin ciddiyetini kavramaktan uzak
       Rapor, içerdikleri şiddet ve cinsellik nedeniyle 10 oyun konusunda aileleri ayrıca uyarıyor. Uzmanlar, oyunların üzerinde alıcıları uyaran yazılar bulunduğunu ancak ailelerin bunları çok fazla önemsemediğine dikkat çekiyor.
       
       Satıcılar, satılması yasak ürünleri satıyor
       Fakat satıcıların da, çocukların almaları yasaklanmış oyunları satmak konusunda özensiz davrandığı belirtiliyor.

Agliyor üzgünüm ama bu bi gerçek!!!

« Önceki ::

Google
http://www.site

>