« Önceki | Sonraki »

16/5/2007

ÇİÇEKLİ BİTKİLER

 

 

 


 Bitkiler de tüm canlılar gibi beslenir, gelişir ve ürerler. Çiçekli bitkilerin üreme organları çiçektir. Çiçekli bitkilerde üreme eşeyli olarak gerçekleşir. Tohum ilerde gelişecek olan bitkinin küçük bir taslağını yani embriyonu taşır. Çiçekli bitkilere aynı zamanda tohumlu bitkiler de denir.
ÇİÇEKLİ BİTKİLER ÇİÇEKSİZ BİTKİLER
1 – Üreme organı olan çiçek vardır. 1 – Çiçekleri yoktur.
2 – Kök, gövde ve yaprakları vardır. 2 – Kök, gövde ve yaprakları yoktur veya iyi gelişmemiştir.
3 – Gövde ve yapraklarında iletim boruları vardır. 3 – Eğrelti otu hariç iletim boruları yoktur.
4 – Eşeyli üreme ile çoğalırlar. 4 – Eşeyli ve eşeysiz olarak çoğalırlar.
Tablo-1: Çiçekli bitkiler ile çiçeksiz bitkiler arasındaki farklar

Tohumlarına göre iki gruba ayrılır.
1) Açık Tohumlular
2) Kapalı Tohumlular
1) AÇIK TOHUMLULAR
 Açık tohumlulara  kozalaklılar da denir. Çünkü meyveleri kozalak şeklindedir. Tohumları meyvenin içinde saklı olmayıp, kozalak pulları üzerinde bulunan odunsu bitkilerdir. Odunsu bitki olduğu için düzenli iletim demetleri ve kambiyum vardır. Çok yıllıktırlar. Her zaman yeşildirler ve çoğu iğne yapraklıdır. Ormanları oluşturan ağaçların başında iğne yapraklılar gelir. İğne yapraklı olanları çiçek tozu üretir ve tohumların kozalaklarında taşır. Açık tohumlulara şu bitkileri örnek verebiliriz;
 Köknar, ladin, ardıç en tanıdığımızı ise çamdır.sürekli karşılaştığımız çam ağaçlarından faydalanarak açık tohumluları anlatalım.
 Türlerin çoğunda gövde kabuğu kalın, pürüzlü ve çatlaktır. Çam ağaçlarının yapraklarında ikiden fazla çenek bulunur. Genç çamların tacı genellikle konik, dalları yatay ve çevreli olabilirler. Bu tür bitkiler kuraklığa dayanıklı olmakla birlikte iyi gelişip çoğalabilmeleri için temiz hava ve bol ışığa ihtiyaç duyarlar.
 Çoğalmaları ise; aynı ağaçta hem erkek hem de dişi kozalak bulunur. Erkek kozalaklar her biri iki çiçek tozu kesesi taşıyan çok sayıda verimli puldan oluşur. Dişi kozalaklarda her biri iki tane tohum taslağı taşıyan bir pulun altına yerleşmiş, sarmal dizilişli çok sayıda yaprak benzeri yapı vardır. Baharda ya da yaz başında çiçek tozu keselerindeki uzunlamasına yarıklardan çıkan çiçek tozları havada uçuşur. Havada uçuşan çiçek tozları dişi kozalakları pullarında birine konduğunda üreme süreci başlar. Çiçek tozu burada çimlenerek tohum taslağına doğru bir borucuk uzatır. Bu borucuğun içinde aşağıya doğru hareket eden spermalardan biri yumurta hücresini döller. Döllenmiş yumurta hücresinden tohum gelişir. Oluşan kanatlı tohumlar rüzgarda kolayca uçuşarak çevreye dağılırlar., toprağa düşüp uygun koşulları buldukları zaman çimlenmeye başlar ve kısa sürede genç bir bitki oluşur.

2) KAPALI TOHUMLULAR
 Bu bölümü oluşturan bitkiler en yaygın kara bitkileridir. Açık tohumlu bitkilerden farklı olarak, kapalı tohumluların tohum taslakları etli bir yumurtalığın içinde gelişir. Kapalı tohumluların üreme organları çiçekleridir. İğne yapraklılar genellikle rüzgarla tozlaşmalarına karşılık kapalı tohumlular tozlaşabilmek için bal özü taşıyan göz alıcı çiçekleriyle, böcekleri kendilerine çekerler. Çiçekler döllendikten sonra, tohum taslakları tohuma, yumurta meyveye dönüşür. Tohum meyvenin içinde bulunur.
 Kapalı tohumlular tek çenekli ve çift çenekli olmak üzere ikiye ayrılır: Aşağıdaki tabloda özellikleri görülmektedir.  
  
TEK ÇENEKLİLER ÇİFT ÇENEKLİLER
1) Otsu bitkilerdir. 1) Genellikle odunsu bitkilerdir.
2) Yaprakları ince, uzun, şerit şeklindedir. 2) Yaprakları geniş parçalıdır.
3) Yaprakları paralel damarlıdır. 3) Yaprakları ağsı damarlıdır.
4) Tohumda tek çenek bulunur. 4)Tohumda çift çenek bulunur.
5) Kambiyum yoktur. 5) Kambiyum bulunur. (çok yıllıklarda)
6) İletim demetleri düzensizdir. 6) İletim demetleri düzenlidir.
7) Kökleri saçak köktür. 7) Kazık kök ve yan köklerden oluşur.
8) Gövdeleri incedir. 8) Gövdeleri kalındır.
9) Örneğin;Buğday, mısır, soğanlı bitkiler  9) Örneğin; Fasulye, elma, armut
Tablo-2: Tek çenekli ve çift  çenekli bitkilerin özellikleri


ÇİÇEK VE YAPISI

  Çiçek, tohumlar vasıtasıyla yeni bireylerin oluşmasını ve bitkinin devamını sağlar.
          Tam bir çiçekte; çiçek sapı, çiçek tablası, çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi organlar vardır. Çiçek sapı çiçeği dala bağlar, çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi organlar dıştan içe doğru sırayla dört halka şeklinde çiçek tablası üzerine dizilirler.
  Çanak yaprak: Genelde yeşil renklidir. Çiçeğin en dış kısmını oluşturur.Çiçek tomurcuk halindeyken çiçeği korur.
   Taç yaprak: Çiçeğin renkli ve kokulu kısmıdır. Tozlaşmada böcekleri çekerek bitkinin çoğalmasında önemli rol oynar.
  Erkek organ: İpçik denilen bir sap ile başçık denilen şişkin bir kısımdan meydana gelmiştir. Başçıkta, içinde erkek üreme hücreleri (polen) bulunan çiçek tozu keseleri bulunur. Polenler olgunlaşınca keseler çatlar ve polenler etrafa yayılır.
           Dişi organ: Yumurtalık, dişicik borusu ve tepecik olmak üzere üç kısımdan oluşur. Yumurtalıkta çok sayıda dişi üreme hücresi (yumurta) bulunur. Dişicik borusu, tepeciği yumurtalığa bağlayan dar kısımdır. Tepecikte çiçek tozlarının yapışmasını sağlayan yapışkan bir sıvı bulunur.
          Erkek ve dişi organı bir arada  bulunduran bitkilere “bir evcikli” , erkek ve dişi organları ayrı bulunduran bitkilere de “iki evcikli” bitki denir. Meşe, mısır, çam, kestane ve fındık bir evcikli, söğüt, antep fıstığı, kenevir ve kavak iki evcikli bitkilerdir.


 
TOZLAŞMA

     Bitkide çiçeğin görevi tozlaşma yoluyla bitkinin çoğalmasını sağlamaktır. Bir çiçeğin erkek organından serbest kalan polenlerin diğer çiçeğin dişi organının tepeciğine ulaşması ve burada yeni bitki tohumlarının oluşması olayıdır. Tozlaşma olayında etkili faktörler şunlardır:
     1.Rüzgar: Polenlerin taşınması rüzgarla sağlanır. Kullanışlı ve sık görülen bir tozlaşma çeşidi değildir.
     2.Böcekler: Polenlerin arılar, sinekler ve benzer böcekler tarafından taşınması. Yaygın olan tozlaşma şeklidir. Çiçeğin güzel kokusu, güzel ve parlak görünümü ve salgıladığı şekerli maddeler böceklerin dikkatini çeker. Çiçeğin üzerine gelen böceklerin ayaklarına yapışan polenler böceğin diğer çiçeklere konmasıyla oralara taşınmış olurlar.
     3.Kendi kendine tozlaşma: Aynı çiçeğin erkek organındaki polenlerin dişi organına ulaşması sonucu meydana gelen tozlaşma şeklidir.
     Çiçekte döllenme sonucunda tohum oluşur ve bu tohumun etrafının yumurtalıkla çevrilmesi sonucu meyve oluşur. Tohumun toprakta çimlenmesiyle yeni bitkiler oluşmuş olur.
ÇİMLENME

 Tohum içinde embriyo ve besin maddesi bulunan yapıdır. Tohumdan bitki kökünün, gövdesinin ve yaprak ve çiçeklerin oluşmasına çimlenme denir.
 Tohum çimlenirken gerekli besini çeneklerden alır. Tohumun çimlenebilmesi için uygun sıcaklık ve hava gerekir.
 Çimlenme esnasında tohumun yapısındaki besin kullanılır ve böylece yeni bir bitki oluşur.

 

MEYVE

 Meyve sadece, çiçekli bitkilere özgü bir üründür. Çiçek tozunun yumurtalığa erişerek yumurtayı aşılamasıyla birlikte hücresel çoğalma başlar. Yumurtalık yavaş yavaş şişer ve sonunda meyve halini alır. Tüm meyveleri beslemekte olan özsu meyveye de erişir. Özsu, olmakta olan meyveyi besler ve renklendirir. Meyveyi tatlılaştıran da özsudur.
 Meyveleri oluşumuna göre gruplandırırız.
   Meyve sadece dişi organın yumurtalık dokuları tarafından meydana getirilirse bunlara gerçek meyve denir. Örneğin; şeftali, kayısı, üzüm.
 Yumurtalıkla birlikte çiçek tablası, taç ve çenek yapraklar beraberce gelişerek meyve oluşturuluyorsa bunlara yalancı meyve denir. Örneğin; Çilek, elma, armut.
 Dir tane dişi organdan meydana gelen meyvelere basit meyve denir. Örneğin; Kiraz, erik, elma.
 Birkaç tane dişi organdan meydana gelen meyvelere ise bileşik meyve denir. Örneğin; Ahududu, böğürtlen.
 Ceviz, fındık, kestane gibi bitkilerin meyveleri zamanla sertleşip kurur. Tohumları yenilen bu meyvelere kuru meyve denir.

 

30/3/2007

YORUMSUZ...........!.!.!.!.!.!.!

        yorumsuz......

 

30/3/2007

Taş taş üstünde... Bafa Gölü

 

 

Bazen burnumuzun dibindeki güzellikleri yıllarca farkedemeyiz. Tıpkı Söke-Milas karayolu üzerindeki Bafa Gölü gibi... Bu yoldan Bodrum'a giderken her defasında gölün yanından geçer, ama çevresini hiç merak etmeyiz. Tarihle doğanın buluşma noktasını bu kez es geçmeyin.

Bafa Gölü, Milas İlçesi'nin sınırları içerisinde, Söke Ovası'nde yer alıyor. Bu bölgenin arkeolojik değerler açısından Türkiye'nin en zengin yerlerinden biri olduğunu söylersek, gölün kıymetini kısadan özetlemiş oluruz. Söke Ovası, 2000 yıl önce denizmiş; büyük bir körfez varmış burada. Büyük Menderes Irmağı'nın getirdiği alüvyonlar körfezi doldurunca, ova haline gelmiş. Bugünkü Bafa Gölü, denizden bir parça olarak arada kalmış. Coğrafya dersi gibi gelmiş olabilir, ama buranın coğrafyası üstüne konuşulmaya değer.


Gölün üzerinde üç küçük ada var. Buralarda manastırlar, kiliseler kurulmuş çok eskiden. En eskisi "Yediler Manastırı". Tarihi kalıntıların yanısıra, balıkçıl kuşları, pelikanlar, karabataklar ve ördekler de hemen dikkatinizi çekiyor. Etrafı zeytin ağaçlarıyla çevrili gölün doğal zenginliklerini tamamlıyor kuşlar. Sahilde birçok tekne gezi için yolcularını bekliyor. Dolmuş usulü çalışan teknelerle ada turu yapmak mümkün. Bu keyifli tur sırasında yüzme molası da veriliyor. Ama en keyifli anlar, güneş battıktan sonra gökyüzüne vuran kızıllığın gölün rengini değiştirmesi seyrettiğiniz saatler.

 

Tarihi zenginlikler
Göl turu, adalardan sonra antik Heraklia kentine dek uzanıyor. Beşparmak Dağları'nın güney eteklerinde, gölün kıyısına kurulu kente Bafa Beldesi'nden dönüp, 9 kilometrelik toprak yolla da ulaşabilirsiniz. Bu yolculuk bir hayli keyifli, çünkü çevredeki kayaların ilginç şekilleri hayal gücünüzü zorluyor yol boyunca. Her kayada başka bir şekil arıyor ve buluyor gözleriniz... Yol önce Kapıkırı Köyü'ne ulaştırıyor sizi. Köye girmeden, sahile inen bir yol ayrılıyor. Karşınızda Heraklia, antik yapılarıyla bir taeih hazinesi!


Heraklia'nın tarihi M.Ö. 7. yüzyıla uzanıyor. Hellenistik ve Roma dönemlerinde parlayan kent, deniz ticaretiyle zenginleşmiş. Bizans döneminde ise psikoposluk merkezi olmuş.
Kayalık ve engebelik bir arazi üzerine kurulan kent, 6.5 metre yüksekliğinde surlarla ve 65 kuleyle çevrilmiş. Mükemmel denecek kadar düzgün olan taş işçiliği bugün bile farkediliyor.
Kentin içindeki Athena Tapınağı, günümüze kadar gelebilmiş şanslı yapılardan. İki katlı olarak inşa edilen Agora'dan ise geriye tek kat kalmış. Yinede dükkan ve hanların yerlerini görebiliyorsunuz. Agora'nın doğusundaki "U" planlı yapı, M.Ö. 2. yüzyılda inşa edilen Şehir Meclis Binası. Sonra sırasıyla tiyatro, Endymion Kutsal Alanı ve Haham Manastırı'nı gezebilirsiniz.


Geçerken uğramak yerine bütün tatilinizi de göl kenarında geçirebilirsiniz. Sıkıldığınızda günübirlik çevre gezileri yapmak da mümkün. Milas'ta Gümüşkesen Mezar Anıtı'nı, içme suyuyla da tanınan Labranda antik kentini, Didim, Milet ve Lasos'u mutlaka görün.
Sadece Milas' gezmek bile bir gününüzü alır. Sokaklar, evler, hanlar tarihi dokusuyla çarpıcı güzellikler sağlıyor. Ünlü Milas halıları da görülmeye değer.

27/3/2007

Ders Kitapları CD'de Olacak

 

                                   
           
 
 
 

  
    
 
 Milli Eğitim Bakanlığı, ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders kitaplarının tamamını internet ve CD ortamına aktarıyor.


İrfan Erdoğan, "Ders kitaplarımızda en iyi anlatılan konu bile birkaç sayfa bilgiden ibaret. E-kitapla öğrencinin araştırma yapmasını teşvik edeceğiz." dedi.

E-kitap adı verilen projede elektronik ortama taşınan kitapların, basılı kitaplardan üstün tarafları olacak.

Öğrenci, bu sayede derste işlediği konularla ilgili bilgi, fotoğraf, resim ve filmlere rahatlıkla ulaşabilecek. Proje hakkında bilgi veren Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, işlenen ünitelerle ilgili bir kütüphanede bulunabilecek kadar bilginin e-kitapta olacağını anlattı. Erdoğan, "Ders kitaplarımızda en iyi anlatılan konu bile birkaç sayfa bilgiden ibaret. E-kitapla öğrencinin araştırma yapmasını teşvik edeceğiz." dedi.

 

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, projenin faydalarını şöyle anlattı: "Çanakkale Savaşı konusu işlenirken e-kitaba giren öğrenci, savaşla ilgili çok sayıda fotoğrafa bakacak, filmler seyredecek. İsterse bir tuşa basarak konularla ilgili Anabritanica gibi ansiklopedilere de bakabilecek." Projeyle kütüphane dolusu bilgilerin öğrencinin ders kitabına girmesinin sağlanacağını belirten Erdoğan, "E-kitap çıkınca normal kitaplar kalkmayacak; ama öğrencinin araştırma yapmasına, sorgulamasına büyük imkan sağlanacak. Bu sayede çocuklar ev ödevleri hazırlamak için internet kafelere yönlendirilmemiş olacak. Çünkü ders kitabındaki bilgilerle çocuklar gerekirse powerpoint sunum bile hazırlama imkanı bulacak." dedi.

E-kitaplarda her ünite ve her konunun sonunda dersi anlayıp anlamadığını kontrol etmek amacıyla soru cevaplama sisteminin olacağını kaydeden Erdoğan, bu sayede öğrencinin dersi anlamadan başka bir konuya geçemeyeceğini vurguladı. E-kitapların 2007-2008 eğitim dönemine yetişmesi için Talim Terbiye Kurulu uzmanlarının çalıştığını bildiren Erdoğan, çalışmalar bittiğinde kitapların hem internet hem de CD ortamına aktarılacağını söyledi.

Kaynak: zaman.com.tr
 

23/3/2007

GELECEĞİN 10 MESLEĞİ...

                           
 
 Gelişen teknoloji yepyeni meslekleri ortaya çıkarken, uzmanlar geleceğin 10 mesleğini şöyle gördü.

Trend's Journal dergisine göre geleceğin
en iyi işi, mağazalarda alışveriş ortamı yaratan deneyim tasarımcılığı...

 

Deneyim Tasarımcısı

Perakende sektöründe çalışan bu yetenekli kişiler özellikle mağazalara gelen müşterilerin etkilenmesi üzerine odaklanıyor. Bunun içine çekici duvar boyalarının kullanılması, pencerelerin doğru yerlere açılması giriyor. Mağazada belli bir atmosfer yaratılarak, satılmak istenen eşyanın müşteri gözünde çekici olması sağlanmaya çalışılıyor.

 

Tıbbi Araştırmalar

Tıp, senelerden beri en popüler meslekler listesinde ilk sıralarda... İnsan ömrü uzarken, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklarla savaşmak için gerekli araştırmaları yapanlar ise, tıbbın en popüler isimleri.

 

Web Tasarımcısı

İnternet üzerinde kendine ait bir sitesi olmayan şirketler artık müşteriler tarafından yeterince ciddiye alınmıyor. O yüzden her şirketin, her organizasyonun kendine ait bir sitesi olması gerekiyor. Bu da web tasarımcılarının gittikçe daha büyük bir öneme sahip olmasını sağlıyor

 

İnternet Güvenliği

İnternet üzerinde kişisel bilgilerin çok rahat kullanılması yüzünden güvenlik programları, gelecekte bu işle uğraşanlara inanılmaz paralar kazandıracak.

 

Şehir Planlayıcısı

Nüfusun artması, şehirlerde hayatı zorlaştırıyor. Her türlü etkinliğin ve yerleşim bölgelerinin detaylı planlanmasını sağlamak zorlaşıyor. Bu yüzden dünya çapında birçok şehir yeniden planlanmaya ihtiyaç duyuyor.

 

Medya Promosyoncusu

Bu mesleği normal halkla ilişkilerle karıştırmamak lazım. Sadece dedikodu, kulaktan dolma bilgilerin yayılmasını sağlamaktan ibaret. Özellikle internet yeni çalışma alanları. Böylece bir ürün piyasaya çıkmadan bile genel tüketici tarafından tanınmış oluyor.

 

Yetenek Avcıları

Eğlence dünyasının ihtiyacı olan yeni yüzleri ortaya çıkarmak... Bu iş basit görünmesine rağmen birçok neslin eğlence kültürünün ve tüketim eğiliminin şekillenmesini de sağlıyor.

 

Satın Alma Ajanları

Özellikle büyük mağazaların nelere ihtiyacı olduğunu, hangi ürünlere raflarında yer vermesi gerektiğini, hangi ürünlerin yeterince müşteri bulamayacağını belirleyen kişiler...

 

Sanat Yönetmenleri

Işık, boya, kamera... Tüm bunları yönetebilen. Hem sanatçı bir kişilik hem de popüler kültüre eğilim gerektiriyor.

 

Haber Analistleri

İnternet muhabirler için yeni bir çalışma alanını da ortaya çıkardı. İnternet üzerinde yeni tartışma alanları, haber merkezleri kuruldu.

 

Kaynk:internethaber.com
 

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı